Hipokondriyazis, bireyin bir sağlık sorunu yaşamadığı halde genel olarak bir hastalığa sahip olduğuna inanması durumudur. Genel olarak “hastalık hastalığı” tabiri olarak da bilinen. Bireyin devamlı olarak sağlığı konusunda endişe duymasına yol açan psikolojik bir rahatsızlıktır.
Hipokondriyaziste belirtiler kişiden kişiye değişiklik göstermekle birlikte bazı ortak özellikler içerir. Bu belirtiler hem bilişsel hem duygusal hem de davranışsal düzeyde kendini gösterebilir.
· Sık sık doktora gitme ihtiyacı hissetme.
· Kendilerine edindikleri bilgilerle teşhis koymaya çalışırlar.
· Kişilerde genellikle panik ataklar veya kaygı bozuklukları görülebilir.
· İnternetten hastalık belirtilerini araştırdıktan sonra bir hastalığa sahip olduğuna inanma.
· Sürekli doktor randevusu alma ve test yaptırma ihtiyacı duyma.
· Tıbbi sonuçlar normal olsa bile güven duymama.
· Sosyal ilişkilerden kaçınma ve günlük işlevsellikten azalma.
Genellikle erken ya da orta yetişkinlik döneminde ortaya çıkan. Yaşlı bireylerde ise hipondriyazis çoğu zaman hafıza kaybı, bilişsel gerileme ve bedensel işlevlerden azalma korkusu ile birlikte de görülebilir. Stresli olaylar, yoğun kaygı dönemleri ve travmatik olaylar hipokondriyazis belirtilenin ortaya çıkmasını tetikleyebilir.
Hipokondiryazisin Tedavisi
Hipokondriyazis, kişinin yaşam kalitesini ve günlük işlevselliğini olumsuz etkileyebilen bir durumdur ve bu nedenle tek başına üstesinden gelinmesi çoğu zaman zor olabilen bir durumdur. Bu süreçte bir psikolog ya da psikiyatrist eşliğinde ilerlemek oldukça kıymetlidir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT), kişinin sağlıkla ilgili düşüncelerini fark etmesine, bu düşünceleri daha gerçekçi biçimde değerlendirmesine ve kaygıyı artıran davranışları azaltmasına yardımcı olur. Uzman desteğiyle yürütülen düzenli görüşmeler sayesinde birey, bedensel belirtilerle başa çıkmayı öğrenir ve günlük yaşamına daha dengeli bir şekilde devam edebilir. Bu süreçte uzman desteği almaktan çekinmeyin.
M.Berk Karaoğlu
Uzman Klinik Psikolog-Aile Danışmanı