Aileler için Ergenler ile Doğru İletişim Yolları

Aileler için Ergenler ile Doğru İletişim Yolları 

Çocuklarımız ergenlik çağına eriştiğinde, oldukça karmaşık ve inişli çıkışlı bir dönem onları beklemektedir. Bu dönemde fiziksel olarak büyüyüp geliştikleri ve yetişkinliğe hazırlandıkları gibi, duygusal ve sosyal olarak da gelişimleri sürmekte, yeni kimlik ve kişilik özellikleri oluşturarak değişimleri devam etmektedir. Bu değişimleri boyunca, aileler için en zorlayıcı olan durum ise onlarla etkili bir biçimde iletişim kurabilmektir. Gençlerimiz, hem fiziksel değişimlere uyum sağlamaya çalıştıkları hem de bu dönemde duygusal çalkantılar yaşadıkları için, ebeveynler açısından onlar ile iletişim kurmak oldukça güçtür, hatta bazen imkansız gibidir. Peki gerçekten de o kadar imkansız mıdır onlarla doğru iletişimi sağlamak? Hayır, elbette doğru noktalara dikkat ederek onlarla etkili iletişim sağlanabilir, aile içerisinde huzur ve sağlıklı ortam yaratılabilir. 

Ergenler ile iletişimin püf noktaları nelerdir? 

Ergenler ile iletişim kurarken bizlerin en önemli dikkat etmesi gereken nokta,  etkili dinlemedir. Dinleme, sadece karşı tarafın söylediklerine kulak vermekten ibaret olmamalıdır, göz teması kurmak, dinlendiğine dair işaretler vermek (hıhı, evet, hmm ya da kafa sallama gibi), dikkatin başka yerde olmamasını sağlamak ve söylenilenlerin anlamını düşünmek, aynı zamanda da karşımızdakinin duygusunu anlamaya çalışmaktır. Dinlemek bazen zor olabilir, hele ki ergenlikteki gençlerimiz kendilerini bazen öfkelenerek, ya da yüksek sesle ifade etmeye çalıştıklarında. Böyle anlarda ebeveynler olarak onların duygularını anlamaya çalışmalı, öfkeli olduklarının farkında olarak üstlerine gitmemeli ve etkin dinlemenin gerekliliklerini yerine getirmeliyiz. 

Etkili dinlemeden sonra gelen bir diğer püf nokta ise “kabul edici” olmaktır. Tabi ki anne-babalar çocukları için en iyisini ister ve bunun için uğraşır, fakat bazı anlar vardır ki ebeveynler olarak, çocuklarımıza karşı  kabul edici tavrımızı koruyamayabiliyoruz. İletişim halinde olduğumuz çocuğumuza karşı kabul edici olduğumuzu nasıl anlayabiliriz? Eğer onun sözünü kesmiyorsak, söylemek istediklerini bitirmeden araya girip onu düzeltmiyorsak, gerçekten ne istediğini anlamaya çalışıp ondan sonra yorum ve düşüncemizi belirtiyorsak, ona karşı kısıtlayıcı ve kural koyucu olmadan önce dinliyorsak, sınırları orta yol bularak koymaya çalışıyorsak, “ neden böyle yaptın? Şöyle davranmayacaksın,” demek yerine önce dinliyor, ondan sonra nedeni ile birlikte düşüncelerimizi açıklıyorsak bizler kabul edici ebeveynleriz demektir. 

Ergenler ile iletişimde bir diğer önemli nokta ise, kullanılan dildir. Onlarla olan bir konuşma, veya tartışmada, “sen dili” yerine “ben dili” kullanmak oldukça etkilidir. Peki ben dili, sen dili ayrımı nasıl yapılır? Eğer iletişim süresince, “Sen şöyle yaptın, böyle yapmamalısın, sana öyle yap demedim mi?” şeklinde, emir cümlesi barındıran, duygu ifade etmeyen, sadece karşı tarafı suçlayıcı ve yargılayıcı cümleler kullanılıyorsa bu “sen dili”ne bir örnektir. Ben dili ise, karşılıklı iletişimde öncelikle kendi duygularını ifade etmektir. Yargılamadan ve karşı tarafı suçlamadan, kendi düşüncesini, neden öyle hissettiğini açık bir şekilde açıklamaktır. Ergenlik çağındaki gençlerimiz de, aile ile iletişimde sınırlandırıldıklarını, suçlandıklarını ve anlaşılmadıklarını hissedebilirler, o yüzden onlar ile ben dili kullanılması tercih edilmesi oldukça önemlidir. Örneğin dışarıdan geç saatlerde dönmesi bir problem oluşturan gence anne-baba “Bundan böyle 10dan sonra dışarı çıkmayacaksın, ne yapıyorsun dışarılarda gecenin bir yarısı?” demek yerine, “Gece o saatlerde dışarıda olman beni gerçekten endişelendiriyor, başına bir şey gelmesinden korkuyorum, bundan sonra en geç 10da eve gelmeni istiyorum.” şeklinde bir konuşma yapabilir. 

Aile ve ergenler arasındaki ilişkide olması gerekenler arasında tabiki kural koyma ve bazı sınırlar olmalıdır. Fakat onlar ile iletişimde, bu sınırların nasıl koyulduğu, kuralların nasıl işlediği de çok önemli bir noktadır. Aileler her zaman için koyulan kurallarda “tutarlı” davranmalı, gençlere uygun “orantılı” kurallar konmalı ve de otorite boşluğunun olmadığı bir şekilde, güçlü tutum sergilenmelidir. Ailenin kararlılığı ve tutarlılığı gençlerimizi etkileyecek ve kurallar daha sağlıklı sürdürülecektir. 

Elbette yetişkinliğe adım atmakta olan gençler ile olan iletişimde ailelerin bu noktalara dikkat etmesi önemlidir, fakat bazı durumlarda problemleri çözmek için bu noktalar yeterli olmayabilir. Problemlerin henüz gerçekleşmeden önlenmesinde faydalı olacak olan bu iletişim püf noktaları, çözülmesi gereken belirli sorunlar varken tek başına yardımcı olmayabilir. Problemlerin şiddeti, süresi, etkisi oldukça farklı olabilir ve bu durumda aileler aile danışmanlığı hizmetlerinden faydalanarak problemleri çözmeye dair uzman kişilerden yardım alabilirler. Aile danışmanlığı ile aile içerisindeki iletişim problemleri, uyum sorunları, huzursuzluk ve gerilimler, boşanma veya yas tutma sonucu çocukların da olumsuz etkilenebileceği durumlar konusunda yardım alınabilmektedir. 

 Uzman Klinik Psikolog Berk Karaoğlu

 


Geri
Tüm hakları saklıdır. © 2016 - 2020
izmirklinikpsikolog.com
eskişehir web tasarım