Site menüsünde bulunan "Randevu Al" kısmından veya 0232 422 26 28 nolu telefondan randevu alınabilir.
Danışan yorumlarına bakmak ve online randevu almak isterseniz:  http://www.eniyihekim.com/m-berk-karaoglu/psikoloji-pedagoji-aile-terapisi/izmir ' e bağlanabilirsiniz.

Özellikle çocuklarda gelişimsel, zekasal ve psikopatolojik durumlara bakılmaktadır.
Çocuklar için psikolojik görüşmeye gelinirken anne, baba ve bakım veren diğer anneanne, babaanne, dadı ve bakıcı gibi kişilerinde seansa gelmesi önerilmektedir.

Çocuklara yönelik gelişim testleri, zeka testleri ve diğer birçok psikolojik testlerin yanı sıra resim çizme, hikaye anlatma, bilinçaltı analitik yaklaşımlar gibi birçok tanı ve tedavi yöntemi kullanılmaktadır.

Bazen ilk seanslardan sonra çocuklardan ziyade problem ebeveynlerde ise anne, baba veya diğer bakım veren kişilerle seanslara devam edilebilmektedir.

Genç ve Ergen görüşmelerinde asıl olan terapist ile gelen genç danışanın özdeşim kurmasıdır.

Bu görüşmelerde çok büyük tehlike arz eden bir durum olmadıkça genç ile konuşulan özel durumlar terapist ve danışan arasında kalır.

Bu görüşmelerde de en azından ilk seanslarda ailenin, ebeveynlerin gelmesi istenir ki gencin düşünce yapısı ile ailenin yönlendirmeleri arasında bir köprü bir bağ kurulabilsin.

 

Gençler kişilik ve kimlik süreci ile ilgili birçok kriz döneminden geçmelerinin, gelişimlerini tamamlamaya başlamalarının yanı sıra sınav kaygısı, anne – baba ayrılıkları, akran uyumsuzlukları, okul dönemi problemleri gibi birçok dışsal problem ile de başa çıkmaya çalışmaktadır. Tamda bu noktada gençlerin aileleri ile birlikte destek alması çok önemlidir.

Genellikle 15 yaşını geçen ergen, genç danışanlarımızın kişilik gelişimini incelemek amacıyla detaylı kişilik testleri yapılmaktadır. Zeka testleri ve diğer psikolojik ölçeklerde tanı araçları olarak kullanılmaktadır.

 

Psikoterapi kısmında iç görü yönelimli terapiler, bilişsel – davranışçı tedaviler, aile terapileri ve bilinçaltı terapiler gibi birçok yöntem kullanılmaktadır.

Evlenmek, aile kurmak hem bir şeylerden vazgeçiş, hem de kazanılacak birçok değere atılan bir adımdır. Ancak evlenilecek kişi ile uyum, evliliğe dair düşünceler, kayınvalide, kayınpeder, görümce, baldız gibi diğer aile üyelerinin durumu vs. özellikle bizim kültürümüzde sıkıntı yaratabilen unsurlardır.

Evlilik öncesi danışmanlık kapsamında yapılan aslında nasıl evlenmeden önce kan gruplarınızın uyuşup uyuşmadığı tıbbi testler ile tahlil ediliyor ise klinik gözlem, görüşme ve çiftlerle yapılan psikolojik seanslar ile bir takım sorunlar koruyucu destek kapsamında evlenmeden öngörülebilmektedir.

 

Ancak evlendikten sonra oluşabilen problemlerde ise daha çok çözüm odaklı terapiler ile biriken çift problemleri üzerinden durulur ve orta nokta bulunulmaya çalışır ancak orta noktada buluşmaya yönelik bir çaba yoksa bu durum kişilere yüzleştirilebilir.

Bazen sorunlar öyle küçük şeylerden birikmiştir ki  profesyonel bir kişinin desteği ile bu sorunlar kolayca açığa çıkıp çözülebilmektedir.

Aynı şekilde boşanma süreci de bir kayıp ve yas sürecidir ve bu sürecin özellikle çocuklar varsa en az ruhsal hasarla atlatılması için yapılan psikolojik görüşmeler kişilerin tek tek ve çocukların gelişimi açısından daha kaliteli bir yaşam sürebilmesine olanak sağlar.

Aile terapilerine yaklaşık 60 dakika ayrılmaktadır ve bu terapilerde muhakkak kişiler bireysel olarakta terapi odasında terapist ile düşüncelerini paylaşma şansı bulmaktadırlar.

Cinsellik duygularımızın en yalın haliyle dışa vurumudur ve duygular örselendiğinde cinsel problemlerimizde oluşabilmektedir. Bu gayet normaldir.

Bu seanslarda ilk önce seanslara çift olarak gelmeleri, ilk seansta sorunu tanılamak sonraki seanslarda cinsel terapi sürecine girmek amaçlanmaktadır.

Cinsel terapilerde düşünüldüğü üzere klinikte cinsel uygulamalar yaptırma, müstehcen gerçek video ve resim gösterimleri vs. gibi mahremiyeti ihlal edici türden şeyler kesinlikle yapılmamaktadır. Cinsel terapi bu değildir.


Cinsel terapi seanslarında öncelikle çiftlerin duygusal uyumu ve sonrasında cinselliğe bakış açıları gerekirse geçmiş örüntüler konuşulmakta ve tedaviye yönelik cinsel konular ağırlıklı olarak konuşularak davranışçı ödevlerini kendi rahat ettikleri ortamda veya evlerinde yapmaları istenmektedir.

Vajinismus, erken boşalma (denetimsiz boşalma), sertleşme problemi, cinsel isteksizlik, hiperseksüalite (aşırı cinsel istek) gibi birçok problemde ilk çift görüşmesinden sonra paket seanslar halinde cinsel terapi süreci ile tedavi yoluna gidilmektedir.

Eğitim ve öğretim hayatının bitişi ile hem ebeveynler hem de çocuklar için farklı anlamlar ifade etmektedir. Okulların bitişi çocuklarda tatil beklentisi ve karne heyecanına sebebiyet verirken ebeveynler için ise ‘’acaba çocuğumun karnesi nasıl olacak’’ sorusunu akla getirebilmektedir. Her ebeveynin iyi karne ve kötü karneye tepkisi farklılaşbilmektedir. Çocukların iyi bir karne getirmeyişi ile bazı anne ve babalar ise suçlayıcı bir tavır sergileyebilir. Bu noktada dikkat etmemiz gerekir. Çocukların karneleri ister iyi olsun ister kötü olsun ebeynlerin çocuklarına yaklaşımlarının normal düzeyde olması gerekir. Bu durum çocuğa uzun vadede zarara uğratabilir. Karnesi iyi gelmeyen çocuklarımıza yaklaşımlarımız şu şekilde olmalıdır;
-Ebeveynler bu durumdaki çocuklarına kesinlikle ceza vermemelidirler.Bu durumu daha iyi bir noktaya getirebilmek için neler yapılabileceğini düşünmelidirler.
-Ebeveynler çocuklarını yaşıtları ile karşılaştırma yapmamalıdır. Bu durum onlarda yetersizlik duyguları geliştirebilir. Özgüvenini zedeleyebilir.
-Bazı ebeveynler ise çocukları iyi bir karne getirmeyince ‘’sen tembelsin yaramazsın’’ gibi söylemlerde bulunulabilir. Bu tarz cümlelerden uzak durulmalıdır.  Çünkü bu tarz cümleler çocukta ‘’ben hiçbir işe yaramıyorum’’ algısına neden olabilir.
-Çocuk çok iyi bir karne getirdiğinde de abartılı bir ikgi göstermemeye dikkat etmeliyiz. Çünkü iltifat etmek çok büyük hediyeler almak gibi davranışlar çocuğu kendini akranlarında ayrı tutmasına sebeb olabilir. Bu algı çocuğu ders çalışma isteğinden uzaklaştırır.
-Ebeveynler çocuklarının tatilde hem rahatça dinlenebileceği hem de faydalı olabilecek faaliyetler planlayabilir.
-Çocuğun tatilde hergün ağır bir şekilde ders çalışması yerine çocuğun çok zorlandığı kısımlarda düzenli ve ağır olmayacak şekilde çocuğa ders tekrarı yaptırılabilir.
-Çocuğun oyun,dinlenme ve ders adına düzenli bir program oluşturarak verimlileştirilebilir. Sonuç olarak düşük notlar karşısında sert veya olumsuz tepkiler vermek yerine ebeveynler güven verici ve destekleyici bir yaklaşımla çocuklarının yanlarında olmalıdırlar. Gerektiği taktirde ise bir uzmandan yardım almak gerekir. Danışmanlık merkezimizde de buna yönelik hizmet verilmekte olup gereken destek sağlanmaktadır.

 

 

Tüm hakları saklıdır. © 2016
izmirklinikpsikolog.com
eskişehir web tasarım